Piyasalar getiriliyor... Lütfen Bekleyiniz.
15 Mayıs 2018 Salı, 08:52

Erken mi Kalkmalıyız?

Erken ve geç kalkanlar üzerinde yapılan bir araştırma gece kuşları için pek de parlak olmayan bulgular ortaya koydu.



Chronobiology International bilimsel dergisinin araştırmasına göre gece geç yatanlar daha fazla sağlık sorunu yaşıyor.

Peki gerçekten gece kuşu olmak kötü bir şey mi ve bundan vazgeçerek erkenci mi olmalıyız?

‘SOSYAL JETLAG’

Bu çalışan herkesin yaşadığı bir senaryo.

Uykuya dalmaya çalıştıktan sonra saatin alarmıyla lezzetli uykudan uyanıp, yataktan kalkmak zorunda kalmak.

Haftasonuna doğru uykusuzluktan yorgun düşüp sonra da kayıp uykuları yakalamaya çalışmak.

Bu kulağa normal geliyor olabilir ancak bu hem yeterince uyumadığınızı hem de “sosyal jetlag” (uyku sersemliği) yaşadığınızı gösteriyor.

Sosyal jetlag bu bağlamda hafta içindeki uyku düzeninizle haftasonundaki uykunuz arasındaki fark anlamına geliyor.

Sosyal jetlag ne kadar büyükse, kalp hastalıkları riski ve metobolizma problemleri gibi sağlık sorunları da o kadar büyük oluyor.

Münih’te kronobiyoloji profesörü Till Roenneberg’e göre gece kuşları-özellikle de geç kalkanlar- erken kalkanlara kıyasla daha büyük sağlık riskleriyle karşı karşıya.

Pek çok okul ve iş erken saatlerde başladığı için de gece kuşları da sabahın erken saatlerinde hayata başlamak zorunda.

‘İNSAN BİYOLOJİSİ’

Peki gece kuşları bununla nasıl başa çıkmalı?

Haftasonunda geç kalkmaktan vazgeçerek hafta içindeki ritimlerine uymak için saat mi kurmalı?

Gece kuşu olmanın sağlıksız olmadığını düşünen Profesör Roenneberg, “Bu yapabilecekleri en kötü şey. Eğer beş gün boyunca uyumadıysanız bunu yakalamanız lazım. Ve bunu da yapmanın en iyi zamanı sonradır” diyor.

Çünkü uyumak istediğimiz anlar sadece bir alışkanlık ya da disiplin işareti değil. Bu yüzde 50’si genlerimiz tarafından belirlenen vücut saatlerimizle ilgili.

Gerisi çevre ve yaşımızla alakalı. 20 yaşlarında geç kalkma zirveye tırmanırken yaşlandıkça vücut saatimiz giderek erkene çekiliyor.

Surrey Üniversitesi’nde kronobiyoloji profesörü Malcolm von Schantz “Geç yatan insanların bir işe yaramaz oldukları ya da geç kalkan insanların tembel oldukları yönünde fikirler var. Ancak gerçekte bu insan biyolojisi” dedi.

Sonuçlara göre sadece gece kuşları ve erkenciler yok. Arada kalanlar da var.

Erken kalkmak genetik eğilimlerinizi engellemeyeceği gibi sizi ihtiyacınız olan uykudan da mahrum edebilir diyor uzmanlar.

Gece kuşlarının vücut saatlerini alışkanlıklarını değiştirerek dönüştürmesi mümkün.

Vücut saatlerimiz güneşin doğuşu ve batışından etkileniyor. Pek çoğumuz gündüz az güneş ışığına, gece de yapay ışıklara maruz kalıyoruz.

Bu ne zaman uykumuz geldiğini etkiliyor. Özelikle de geç yatanlar için bir sorun bu.

Sabah güneşinde bulunmak ve akşamları yapay ışıkları azaltmak-özellikle de telefon ve bilgisayara ışıkları- vücut saatimizi eğiterek daha erken yatağa gitmemizi sağlayabilir.

‘TOPLUMUN GÖREVİ’

Uyku uzmanları bunun yapılması için iş yerlerinin, okulların ve toplumların buna ön ayak olması gerektiği kanısında.

En basit düzeyde daha fazla çalışanın daha geç işe başlaması ve daha geç bitirmesine izin verilmeli.

Nuffield Klinik Nöroloji Bölümü’nde Profesör Russel Foster bazı işyerlerinin çalışanların vücut saatlerine göre çalışma saatleri ayarlamasının mantıklı olacağını söyledi.

Bu çalışanın performansını ve 24/7 çalışan işyerinin verimini arttırabilir.

Profesör Roenneberg toplumun yarattığı uyku bozucu düzeni düzeltmesi gerektiğini de ekledi.

Ronneberg “Bu toplumun görevi. Binalara daha fazla doğal ışık girmesini sağlamak ve insanları daha az mavi ışığa maruz bırakmak” dedi.

Copyright © 2013 Xturk MultiMedya Tema. Powered by Wordpress.
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz